components” in Turkish

bileşen

Definition

Daha büyük bir sistem, cihaz veya yapıyı oluşturan ayrı parçalardır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle teknik veya bilimsel ortamlarda kullanılır. 'Elektronik bileşen' gibi ifadelerde görülür. Yemek için 'malzeme', genel için 'parça' tercih edilir.

Examples

The teacher explained the main components of the lesson.

Öğretmen, dersin ana **bileşenlerini** açıkladı.

The radio is broken because one of its components is damaged.

Radyo çalışmıyor çünkü **bileşenlerinden** biri arızalı.

A computer has many different components inside it.

Bir bilgisayarın içinde birçok farklı **bileşen** bulunur.

All the components must fit perfectly, or the machine won't work.

Tüm **bileşenler** mükemmel şekilde oturmalı, yoksa makine çalışmaz.

She ordered spare components online to fix her bicycle.

Bisikletini tamir etmek için yedek **bileşenler**i internetten sipariş etti.

Without all the necessary components, this project can't move forward.

Gerekli tüm **bileşenler** olmadan bu proje ilerleyemez.