“compatible” in Turkish
Definition
İki şey ya da iki kişi uyumluysa, birlikte var olabilir veya çatışma olmadan iyi çalışabilirler.
Usage Notes (Turkish)
Sıkça teknoloji ('uyumlu cihazlar'), ilişkiler ('uyumlu kişilikler') ve fikirler için kullanılır. Genelde resmi/nötrdür, 'benzer' demek değildir. 'compatible with', 'tam uyumlu' yaygın kalıplardır.
Examples
This software is compatible with Windows 10.
Bu yazılım, Windows 10 ile **uyumlu**.
Are these headphones compatible with my phone?
Bu kulaklıklar telefonumla **uyumlu** mu?
We are very compatible as roommates.
Oda arkadaşı olarak çok **uyumluyuz**.
These two apps just aren't compatible—they keep crashing when used together.
Bu iki uygulama asla **uyumlu** değil—birlikte kullanınca hep çöküyorlar.
My beliefs aren’t really compatible with that company’s values.
Benim inançlarım o şirketin değerleriyle pek **uyumlu** değil.
After trying several diets, I finally found one that’s compatible with my lifestyle.
Birkaç diyet denedikten sonra sonunda yaşam tarzımla **uyumlu** birini buldum.