column” in Turkish

sütunkolon (gazete/makale)

Definition

'Sütun' bir yapıyı taşıyan dikey yapı, tabloda dikey bölme ya da gazetede düzenli yazılan köşe yazısı anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Mimarlıkta 'sütun', tablolarda 'sütun', gazetede düzenli yazıya ise 'kolon' denir. 'Sütun' dikey, 'satır' yatay - karıştırmamaya dikkat edin.

Examples

The roof is held up by two stone columns.

Çatı, iki taş **sütun** tarafından tutuluyor.

Write your name in the first column.

Adını ilk **sütun**a yaz.

She reads his sports column every Sunday.

O, her pazar onun spor **kolon**unu okur.

Can you sort this spreadsheet by the date column?

Bu tabloyu tarih **sütunu**na göre sıralayabilir misin?

Her advice column is surprisingly funny.

Onun tavsiye **kolonu** şaşırtıcı derecede komik.

I always mix up the left column and the right one.

Sol **sütun**la sağ olanı hep karıştırıyorum.