“cleaves” in Turkish
Definition
'Cleaves', bir şeyi kuvvetlice ikiye ayırmak ya da birine veya bir şeye sıkıca bağlı kalmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘Cleave’ hem ‘ayırmak’ hem de ‘bağlı kalmak’ anlamına gelir. Hangi anlamda kullanıldığı, içinde bulunduğu cümleyle anlaşılır; resmi veya edebi dilde daha yaygındır.
Examples
The axe cleaves the wood in two.
Balta odunu ikiye **yarıyor**.
She cleaves to her beliefs no matter what.
Ne olursa olsun, inançlarına **sıkı sıkıya bağlı kalıyor**.
The group cleaves into two factions during the debate.
Tartışmada grup iki fraksiyona **ayrılıyor**.
He cleaves to tradition, even as times change.
Zaman değişse de, geleneklerine **sıkı sıkıya bağlı kalıyor**.
His sword cleaves the darkness as he fights.
Kılıcı, savaşırken karanlığı **yarıyor**.
She cleaves to her best friend through thick and thin.
İyi ya da kötü zamanda en yakın arkadaşına **sıkı sıkıya bağlı kalıyor**.