“cleanse” in Turkish
Definition
Bir şeyi çok iyi şekilde temizlemek; kir, toksin veya olumsuz etkileri ortadan kaldırmak. Ruhsal veya duygusal arınma anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Cleanse' daha çok beden, zihin ya da ruhu arındırmak için kullanılır; sıradan temizlik için uygun değildir. Sağlık, reklam ve dini içeriklerde sık rastlanır.
Examples
This soap is made to cleanse your face gently.
Bu sabun, yüzünüzü nazikçe **arıtmak** için yapılmıştır.
Doctors recommend a procedure to cleanse the wound.
Doktorlar, yaranın **arınması** için bir işlem öneriyor.
She drinks herbal tea to cleanse her body.
Vücudunu **arınmak** için bitki çayı içiyor.
Some believe meditation can cleanse your mind of stress.
Bazıları meditasyonun zihninizi stresten **arındırabileceğine** inanıyor.
After the scandal, the company took steps to cleanse its reputation.
Skandaldan sonra şirket, itibarını **arınmak** için adımlar attı.
Many people go on juice fasts hoping to cleanse their systems.
Birçok insan, vücudunu **arındırmak** umuduyla meyve suyu detoksu yapıyor.