classical” in Turkish

klasik

Definition

Geleneksel veya yerleşmiş sanat, müzik ya da edebiyat stillerine ait; ayrıca antik Yunan ve Roma kültürüyle de ilgilidir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'klasik müzik' veya 'klasik Yunan' gibi ifadelerde geçer. 'Klasik' (zamansız/örnek eser) ile 'classical' (geleneksel/antik) arasındaki farkı unutmayın.

Examples

She studies classical music at university.

Üniversitede **klasik** müzik eğitimi alıyor.

The museum has many classical sculptures from Rome.

Müzede Roma'dan birçok **klasik** heykel bulunuyor.

They performed a classical dance at the festival.

Festivalde **klasik** bir dans sergilediler.

I'm not really into classical music, but I love film scores.

Ben **klasik** müzikten pek hoşlanmam ama film müziklerini çok severim.

People often confuse 'classic' and 'classical', but they're different.

İnsanlar genellikle 'classic' ve '**klasik**' kelimelerini karıştırıyor ama bunlar farklı.

That building has a classical design inspired by ancient Greece.

O binanın **klasik** tasarımı antik Yunan'dan esinlenmiş.