chronicle” in Turkish

kronikkayıt altına almak

Definition

Kronik; tarihi olayların ya da gelişmelerin sırasıyla ve ayrıntılı olarak yazıya geçirilmiş hali. Ayrıca, olayları ayrıntılı bir şekilde kaydetmek anlamında fiil olarak da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Chronicle' genellikle resmi, tarihsel veya gazetecilik bağlamında kullanılır. Kurgu hikayeler için uygun değildir. 'chronicle bir olayı' veya 'chronicle bir süreci' gibi kullanılır.

Examples

The book is a detailed chronicle of World War II.

Kitap, İkinci Dünya Savaşı'nın ayrıntılı bir **kroniği**dir.

Many newspapers chronicle important events every day.

Pek çok gazete her gün önemli olayları **kronikleştirir**.

The diary chronicles her travels around the world.

Günlük, onun dünya çapındaki yolculuklarını **kronikleştiriyor**.

The documentary does a great job chronicling the lives of local artists.

Belgesel, yerel sanatçıların yaşamlarını mükemmel şekilde **kronikleştiriyor**.

Her podcast chronicles funny moments from her childhood.

Podcast'i, çocukluğundan komik anları **kronikleştiriyor**.

The author's latest novel is a fictional chronicle of a disappearing town.

Yazarın son romanı, yok olan bir kasabanın kurgusal bir **kroniği**dir.