“cells” in Turkish
Definition
Hücre, canlıların en küçük yapı birimidir. Ayrıca hapishanelerdeki küçük odacıklar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde 'hücre' genellikle biyolojik anlamdadır: 'kan hücresi', 'beyin hücresi'. Hapishane için 'hapishane hücresi' denir. 'Cep telefonu' farklıdır.
Examples
Plant cells have walls around them.
Bitki **hücreleri**nin etrafında duvarlar vardır.
The prisoners stayed in separate cells.
Mahkumlar ayrı **hücrelerde** kaldı.
Our bodies are made of millions of cells.
Vücudumuz milyonlarca **hücreden** oluşur.
I haven't slept enough, and I can feel my brain cells giving up.
Yeterince uyumadım ve beyin **hücrelerimin** pes ettiğini hissediyorum.
The lab is studying how damaged cells repair themselves.
Laboratuvar, zarar gören **hücrelerin** nasıl onardığını inceliyor.
The old jail still has tiny stone cells you can visit.
Eski hapishanede hâlâ ziyaret edilebilecek küçük taş **hücreler** var.