cavern” in Turkish

mağarain (büyük, doğal)

Definition

Mağara, genellikle yeraltında bulunan, büyük ve etkileyici ya da gizemli görünen doğal bir boşluktur.

Usage Notes (Turkish)

‘Cavern’ çoğunlukla çok büyük ve etkileyici mağaralar için kullanılır; 'cave'den daha dramatiktir. Edebiyatta ve fantastik hikâyelerde sık görülür. Jeolojide çok büyük doğal yeraltı boşluklarını tanımlar.

Examples

We found a large cavern inside the mountain.

Dağın içinde büyük bir **mağara** bulduk.

A bear lived in the cavern all winter.

Bir ayı tüm kış boyunca **mağarada** yaşadı.

It felt like stepping into another world inside that massive cavern.

O dev **mağaraya** girmek başka bir dünyaya adım atmak gibiydi.

The explorers entered the dark cavern carefully.

Kâşifler karanlık **mağaraya** dikkatlice girdi.

The walls of the cavern sparkled with crystals.

**Mağaranın** duvarları kristallerle parlıyordu.

Have you ever been inside a natural cavern? It's awesome!

Hiç doğal bir **mağaraya** girdin mi? Harika bir şey!