“capote” in Turkish
Definition
Capote, genellikle hava şartlarından korunmak için giyilen uzun bir pelerin ya da pardösüdür. Açılır tavanlı araba tavanını veya boğa güreşinde matadorun kullandığı büyük, renkli pelerini de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde nadiren duyulur; daha çok İspanyol kültürü, eski otomobiller veya boğa güreşi bağlamında kullanılır. Arabada 'açılır tavan', boğa güreşinde ise özel pelerin anlamına gelir.
Examples
The matador held his capote with both hands.
Matador iki eliyle **pelerini** tuttu.
She wore a thick capote to keep warm in winter.
O, kışın sıcak kalmak için kalın bir **pelerin** giydi.
The old car had a black capote covering the seats.
Eski arabanın koltuklarını örten siyah bir **açılır tavan** vardı.
During the festival, villagers wore traditional capotes and danced in the square.
Festivalde köylüler geleneksel **pelerinlerini** giyip meydanda dans etti.
After the rain started, we had to pull up the car's capote quickly.
Yağmur başlayınca, arabanın **açılır tavanını** hemen kapatmamız gerekti.
You can spot tourists by their colorful capotes when the weather turns bad.
Hava bozunca, turistleri rengârenk **pelerinlerinden** tanıyabilirsin.