camel” in Turkish

deve

Definition

Deve, uzun boyunlu ve sırtında bir veya iki hörgücü olan büyük bir memelidir; genellikle çöllerde yaşar ve uzun süre susuz kalabilir.

Usage Notes (Turkish)

"Deve" sadece çöldeki bu hayvanı ifade eder; bir hörgüçlülere 'dromedary', iki hörgüçlülere 'Bactrian deve' denir. Dayanıklılığı ve yük taşıma gücünü mecazi olarak da anlatabilir.

Examples

I rode a camel for the first time on my trip to Egypt.

Mısır gezimde ilk kez **deveye** bindim.

A camel can survive many days without water.

Bir **deve** günlerce susuz kalabilir.

People use the camel to carry goods across the desert.

İnsanlar çölden mal taşımak için **deve** kullanır.

Some call the camel the 'ship of the desert' because it travels so well over sand.

Bazıları, **deveye** 'çölün gemisi' der, çünkü kumda çok iyi yol alır.

That color looks kind of camel, like light brown or beige.

Bu renk biraz **deve** tonu gibi, açık kahverengi ya da bej gibi.

The camel has two humps on its back.

**Devenin** sırtında iki hörgüç vardır.