“busts” in Turkish
Definition
'Busts' kelimesi insan gövdesinin üst kısmını betimleyen heykelleri, polis baskınlarını veya tutuklamaları ve gayriresmi olarak kadın göğüslerini ifade edebilir. Anlamı bağlama göre değişir.
Usage Notes (Turkish)
'Drug busts' uyuşturucu baskınlarıdır, 'museum busts' müzedeki heykellerdir, 'her busts' ise kadın göğsünden bahseder ve resmiyette kullanılmaz.
Examples
There were a few high-profile busts during the investigation.
Soruşturma sırasında birkaç yüksek profilli **baskın** yapıldı.
She collects marble busts from the 19th century.
O, 19. yüzyıldan kalma mermer **büstler** toplar.
The museum has several ancient busts on display.
Müzede birkaç antik **büst** sergileniyor.
Police made two big drug busts this week.
Polis bu hafta iki büyük uyuşturucu **baskını** yaptı.
Artists often make busts of famous leaders.
Sanatçılar genellikle ünlü liderlerin **büstlerini** yapar.
Tabloids are always talking about celebrities’ busts.
Magazinler sürekli ünlülerin **göğüslerinden** bahsediyor.