burglar” in Turkish

hırsız (eve giren)

Definition

Bir eve veya binaya yasa dışı olarak girip bir şeyler çalan kişidir.

Usage Notes (Turkish)

‘Hırsız’ burada ev veya bina içine giren kişiye denir, sokak hırsızları veya yankesiciler için kullanılmaz. 'Burglar alarm': hırsız alarmı.

Examples

The police caught the burglar in the act.

Polis, **hırsızı** suçüstü yakaladı.

They installed a burglar alarm in their house.

Evlerine **hırsız** alarmı taktırdılar.

The burglar slipped away before anyone noticed.

Kimse fark etmeden **hırsız** sıvışıp gitti.

Did you hear a burglar tried to break into our neighbor's house last night?

Dün gece bir **hırsız** komşumuzun evine girmeye çalışmış, duydun mu?

Our dog barked loudly and scared the burglar away.

Köpeğimiz yüksek sesle havladı ve **hırsız**ı kaçırdı.

The burglar broke a window to get inside.

**Hırsız** içeri girmek için bir pencereyi kırdı.