“broadcast” in Turkish
Definition
Bir programı, mesajı veya bilgiyi TV, radyo, internet gibi yollarla çok sayıda kişiye ulaştırmak. Ayrıca bu şekilde iletilen yayın anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle medya bağlamında kullanılır ('yayın yapmak', 'canlı yayın'). Fiil olarak bilgiyi çok fazla duyurmak anlamında da kullanılabilir. Geçmişte ve edilgen çatıda 'broadcast' daha yaygındır; 'broadcasted' nadirdir.
Examples
They broadcast the news every evening at six.
Onlar her akşam saat altıda haberleri **yayınlarlar**.
They'll broadcast the interview live, so don't say anything you wouldn't want everyone to hear.
Röportajı canlı **yayınlayacaklar**, bu yüzden herkesin duymasını istemediğin bir şeyi söyleme.
The broadcast kept cutting out, so we missed the final score.
**Yayın** sürekli kesildiği için, final skorunu kaçırdık.
The game was broadcast on TV last night.
Maç dün gece TV'de **yayınlandı**.
This radio station broadcasts music all day.
Bu radyo istasyonu tüm gün boyunca müzik **yayınlıyor**.
I can't believe he broadcast our private conversation to the whole office.
Bütün özel sohbetimizi ofise **yayınladığına** inanamıyorum.