broad” in Turkish

genişkapsamlı

Definition

Bir şey bir kenardan diğerine çok geniş olduğunda ya da çok farklı konuları veya alanları kapsadığında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'geniş' fiziksel genişlikte, 'kapsamlı' ise konu veya alan çeşitliliğinde kullanılır. 'wide' ise daha çok fiziksel için geçerlidir. ‘broad range’ = ‘geniş yelpaze’ veya ‘kapsamlı yelpaze’.

Examples

The road is very broad here.

Burada yol çok **geniş**.

She has a broad smile.

Onun çok **geniş** bir gülümsemesi var.

The course gives a broad introduction to science.

Kurs, bilime **geniş** bir giriş sunuyor.

We need a broad plan before we talk about details.

Detaylara geçmeden önce **geniş** bir plan yapmalıyız.

There was broad support for the new policy.

Yeni politika için **geniş** bir destek vardı.

He works with clients from a broad range of industries.

Çeşitli sektörlerden **geniş bir müşteri kitlesiyle** çalışıyor.