bribes” in Turkish

rüşvet

Definition

Birine, genellikle yetkili birine, yasadışı veya ahlaksız bir şey yapması için verilen para veya hediyeler.

Usage Notes (Turkish)

'Rüşvet' sözcüğü genellikle olumsuz, ciddi durumlar ve yolsuzluk için kullanılır. 'Rüşvet almak', 'rüşvet vermek' yaygındır.

Examples

The police arrested him for taking bribes.

Polis, **rüşvet** aldığı için onu tutukladı.

She refused all bribes from the company.

Şirketten gelen tüm **rüşvetleri** reddetti.

Government officials should not accept bribes.

Devlet görevlileri **rüşvet** kabul etmemelidir.

Rumors about bribes quickly spread through the whole department.

**Rüşvet** dedikoduları hızla tüm departmana yayıldı.

He offered bribes to get out of trouble, but it backfired.

Başını kurtarmak için **rüşvet** verdi ama ters tepti.

Everyone knew the contractor won by paying bribes.

Herkes müteahhidin **rüşvet** vererek kazandığını biliyordu.