bravest” in Turkish

en cesur

Definition

'En cesur', zor veya tehlikeli durumlarda en fazla cesaret gösteren kişiyi tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Üç veya daha fazla kişi ya da şey arasındaki cesaret karşılaştırmalarında kullanılır. Sıklıkla şu kalıplarda karşınıza çıkar: 'the bravest of all', 'the bravest person I know'. Hem gerçek hem mecazi anlamda kullanılabilir.

Examples

He is the bravest firefighter in the city.

O, şehirdeki **en cesur** itfaiyeci.

My sister is the bravest person I know.

Kız kardeşim tanıdığım **en cesur** kişidir.

You showed the bravest heart today.

Bugün **en cesur** yüreği gösterdin.

Of all the kids, Lucy is definitely the bravest when it comes to trying new things.

Tüm çocuklar arasında, yeni bir şey denemek söz konusu olunca Lucy kesinlikle **en cesur** olan.

He was voted the bravest soldier by his team after the rescue mission.

Kurtarma görevinin ardından takımı onu **en cesur** asker seçti.

Honestly, I think standing up for yourself was the bravest thing you could do.

Dürüst olmak gerekirse, kendin için ayağa kalkman yapabileceğin **en cesur** şeydi.