“brag” in Turkish
Definition
Kendi başarılarını, yeteneklerini ya da sahip olduklarını aşırı bir gururla anlatmak. Genellikle olumsuz bir anlama gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlam taşır; sürekli 'övünmek' veya 'böbürlenmek' yapan kişiler antipatik algılanır. 'brag about' ifadesi yaygındır. 'praise' (övgü) ile karıştırmayın.
Examples
He likes to brag about his expensive car.
O, pahalı arabasıyla **övünmeyi** seviyor.
You shouldn’t brag in front of others.
Başkalarının önünde **övünmemelisin**.
She never brags about her grades.
Notlarıyla asla **övünmez**.
I don’t mean to brag, but I make the best pancakes.
**Övünmek** gibi olmasın ama en iyi pankeki ben yaparım.
He couldn’t stop bragging about his promotion at dinner last night.
Dün gece akşam yemekte terfisiyle ilgili **övünmeyi** bir türlü bırakamadı.
People who brag all the time can be annoying.
Sürekli **övünen** insanlar sinir bozucu olabilir.