boxing” in Turkish

boks

Definition

İki kişinin eldiven takıp belirli kurallarla yumrukla dövüştüğü bir spor dalıdır. Ayrıca bu sporda antrenman yapmayı veya yarışmayı da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sayılamayan bir isimdir; 'boks yapmak', 'boks maçı izlemek' gibi kullanılır. 'boks maçı', 'boks eldiveni', 'boks ringi' sık kullanılan kombinasyonlardır. Kutu anlamındaki 'box' veya 'kutuya koymak' anlamındaki 'boxing' ile karıştırmayın.

Examples

My brother does boxing every weekend.

Kardeşim her hafta sonu **boks** yapıyor.

She started boxing last year.

O, geçen yıl **boksa** başladı.

We watched a boxing match on TV.

Televizyonda bir **boks** maçı izledik.

I got into boxing because I wanted a tougher workout.

Daha zorlu bir antrenman istediğim için **boksa** başladım.

He talks about boxing all the time, but he's only had two lessons.

O sürekli **bokstan** bahsediyor ama sadece iki dersi oldu.

These days, boxing is more of a hobby for me than a serious goal.

Artık **boks** benim için ciddi bir hedeften çok bir hobi oldu.