bowman” in Turkish

okçu

Definition

Okçu, özellikle tarihi veya fantastik bağlamlarda geçen, ok ve yay kullanarak ok atan kişidir. Genellikle yetenekli bir yaycıyı ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'Okçu' kelimesi edebi, tarihî veya fantastik bağlamlarda sık geçer. Günlük dilde 'yaycı' veya 'okçuluk yapan kişi' de denilebilir. Teknedeki öncüyle karıştırılmamalı.

Examples

A bowman needs strong arms to draw the bow.

Bir **okçunun** yayı çekmek için güçlü kolları olmalı.

The army had many skilled bowmen.

Orduda birçok yetenekli **okçu** vardı.

Legends say the best bowman could hit a target from a hundred meters away.

Efsaneye göre, en iyi **okçu** yüz metre uzaktaki hedefi vurabiliyordu.

The bowman stood ready with his arrows.

**Okçu** oklarıyla birlikte hazır bekliyordu.

He trained for years to become a master bowman.

O, usta bir **okçu** olmak için yıllarca eğitim aldı.

During the festival, visitors can watch a bowman demonstrate ancient archery techniques.

Festivalde ziyaretçiler, bir **okçunun** eski okçuluk tekniklerini göstermesini izleyebilir.