bounds” in Turkish

sınırlarhudutlar

Definition

Bir şeyin nerede bittiğini belirleyen sınırlar veya hudutlardır; fiziksel kenarlar için veya kurallar ve olasılıklar gibi soyut sınırlar anlamında kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle çoğul haliyle ('the bounds of') ve resmi olarak kullanılır; 'know no bounds' ('sınırı yok') deyiminde yaygın. 'bounce' (zıplamak) ile karıştırmayın.

Examples

You must stay within the bounds of this area.

Bu bölgenin **sınırları** içinde kalmalısın.

There are strict bounds on what you can do here.

Burada ne yapabileceğin konusunda katı **sınırlar** var.

The fence marks the bounds of our property.

Çit, mülkümüzün **sınırlarını** gösteriyor.

His creativity knows no bounds.

Onun yaratıcılığının **sınırı** yok.

We need to set clear bounds for the discussion.

Tartışma için açık **sınırlar** koymamız gerekiyor.

Trust between them grew by leaps and bounds.

Aralarındaki güven hızla arttı.