boring” in Turkish

sıkıcı

Definition

İlgi çekici olmayan, insanı sıkan ve monoton hissettiren şeyler veya durumlar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle nesneler veya durumlar için kullanılır ('boring movie'). İnsanlar için kullanırsanız kişinin ilginç olmadığını ima edersiniz.

Examples

This book is boring.

Bu kitap gerçekten **sıkıcı**.

The class was boring today.

Bugünkü ders çok **sıkıcıydı**.

I don't want to watch a boring movie.

**Sıkıcı** bir film izlemek istemiyorum.

That meeting was so boring I could barely stay awake.

O toplantı o kadar **sıkıcıydı** ki neredeyse uyuyacaktım.

He's nice, but sometimes he can be a little boring.

O iyi biri ama bazen biraz **sıkıcı** olabilir.

Small talk at parties can get pretty boring after a while.

Partilerde yapılan küçük sohbetler bir süre sonra oldukça **sıkıcı** olabiliyor.