bones” in Turkish

kemikler

Definition

Bir insanın veya hayvanın vücudundaki iskeleti oluşturan, vücudu destekleyen sert parçalardır. Et veya balıkla ilgili yemeklerde de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle çoğul olarak kullanılır: 'bir kemiğini kırmak', 'deri ve kemik', 'kemik iliği'. Yemek yerken 'kemiklerine dikkat et' denir.

Examples

There are small bones in this fish.

Bu balıkta küçük **kemikler** var.

Dogs like to chew bones.

Köpekler **kemik** çiğnemeyi sever.

The doctor looked at the X-ray of my bones.

Doktor, elime ait **kemiklerin** röntgenine baktı.

After being sick for a week, I felt like skin and bones.

Bir hafta hastalandıktan sonra resmen **deri ve kemik** gibi hissettim.

He broke two bones in his hand during the game.

Oyun sırasında elindeki iki **kemiği** kırdı.

Be careful with that chicken wing — the bones are tiny.

O tavuk kanadıyla dikkat et — **kemikler** çok küçük.