boils” in Turkish

kaynarçıban

Definition

'Boils', bir sıvının kaynama noktasına ulaşması ya da ciltteki enfeksiyona bağlı ağrılı şişlikler (çıbanlar) anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Fiil olarak 'boils' he/she/it ile kullanılır ('the water boils'). İsim olarak ise, çıbanlar anlamında ve hep çoğul geçer. 'Boiler' ile karıştırmayın.

Examples

She always boils the milk before drinking it.

O, sütü içmeden önce her zaman **kaynatır**.

The water boils at 100 degrees Celsius.

Su **100 derecede kaynar**.

He had two painful boils on his arm.

Kolunda iki acı verici **çıban** vardı.

If the soup boils over, it makes a huge mess.

Çorba **taşarsa**, büyük bir dağınıklık olur.

My patience boils away when I wait too long.

Uzun süre beklersem sabrım **tükeniyor**.

He’s embarrassed to talk about the boils on his back.

Sırtındaki **çıbanları** hakkında konuşmaktan utanıyor.