blinding” in Turkish

göz kamaştırıcıharika (argo)

Definition

O kadar parlak veya kuvvetli ki görmekte zorluk yaratır; İngiliz argo dilinde aynı zamanda şahane veya harika anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek parlaklık ('blinding light'), hem de harika, mükemmel anlamında argo olarak kullanılır; genellikle gayriresmidir.

Examples

The sun was blinding as we walked outside.

Dışarı çıktığımızda güneş **göz kamaştırıcıydı**.

He wore sunglasses to protect his eyes from the blinding light.

Gözlerini **göz kamaştırıcı** ışıktan korumak için güneş gözlüğü taktı.

There was a blinding flash in the sky during the storm.

Fırtına sırasında gökyüzünde **göz kamaştırıcı** bir parıltı vardı.

Her smile is absolutely blinding.

Onun gülüşü tam anlamıyla **göz kamaştırıcı**.

You gave a blinding performance tonight!

Bu gece **harika** bir performans sergiledin!

That was a blinding save by the goalkeeper!

Kaleciden gerçekten **harika** bir kurtarıştı!