“believer” in Turkish
Definition
Belirli bir fikir, din veya felsefeye güçlü inancı olan kişidir. Genellikle dini inanca sahip kişiler için kullanılır, ancak başka konularda da güçlü inanışı ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
'Believer' genellikle dini inançlı kişiler için kullanılır, ama 'bir şeye inanan' şeklinde farklı fikir ve değerlere olan güçlü inanç için de geçerlidir. 'Belie' kelimesiyle karıştırmayın.
Examples
My grandmother is a strong believer in her faith.
Büyükanne, inancında güçlü bir **inan**dır.
Most of the team are believers that hard work pays off, so they give their best.
Takımın çoğunluğu, çok çalışmanın karşılığının alınacağına **inanan**lardan, bu yüzden ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar.
He is a believer in hard work and honesty.
O, sıkı çalışmaya ve dürüstlüğe inanan bir **inanan**dır.
Are you a believer in miracles?
Mucizelere **inan**an birisi misin?
I'm not a believer, but I respect other people's faith.
Ben bir **inan** değilim, ama başkalarının inancına saygı duyuyorum.
Even when things go wrong, she's always been a believer in positive thinking.
İşler kötüye gitse bile, her zaman olumlu düşüncenin bir **inanan**ı olmuştur.