“beaver” in Turkish
Definition
Kunduz; nehir ve dere gibi yerlerde baraj ve yuva inşa etmesiyle bilinen büyük ve kahverengi bir kemirgen türüdür; güçlü ve düz bir kuyruğu vardır.
Usage Notes (Turkish)
Doğada, belgesellerde ve çocuk kitaplarında sık kullanılır. 'eager beaver' ifadesi çok hevesli kişi anlamına gelir.
Examples
A beaver builds its home in the water.
Bir **kunduz** evini suda inşa eder.
The beaver has a big flat tail.
**Kunduz**un büyük ve düz bir kuyruğu var.
Many beavers live in Canada.
Kanada'da birçok **kunduz** yaşar.
That dam was built by a beaver family.
O baraj, bir **kunduz** ailesi tarafından yapılmıştır.
My little brother loves watching beaver documentaries on TV.
Küçük kardeşim televizyonda **kunduz** belgeselleri izlemeyi çok seviyor.
Wow, look at that beaver swimming across the pond!
Vay canına, şu **kunduz**un gölette yüzdüğüne bak!