“base” in Turkish
Definition
Bir şeyin alt kısmı, desteği veya başlangıç noktası; ayrıca ana çalışma yeri ya da bir şeyin üstüne kurulduğu temel fikir anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel (‘masanın tabanı’) hem soyut (‘argümanın temeli’) olarak, ayrıca askeri/iş yeri (‘askeri üs’) anlamlarında kullanılır. 'Basis' daha soyut ve resmîdir.
Examples
The glass fell off the base of the lamp.
Bardak, lambanın **taban**ından düştü.
The company's main base is in Singapore, but the team works worldwide.
Şirketin ana **üssü** Singapur'da, ancak ekip dünyanın her yerinde çalışıyor.
I don't think that claim has any real base in fact.
O iddianın gerçek bir **temeli** olduğunu sanmıyorum.
This report is the base of our plan.
Bu rapor, planımızın **temeli**dir.
Her father works at an air base.
Onun babası bir hava **üssünde** çalışıyor.
Let's use this price as a base and negotiate from there.
Bu fiyatı **taban** olarak alıp pazarlık edelim.