bars” in Turkish

barçubukçikolata barıparmaklıkölçü (müzik)

Definition

‘Bar’ kelimesinin çoğulu. İnsanların içki içtiği mekanlar, uzun ve dar parçalar veya pencere/kapıdaki metal parmaklıklar anlamına gelebilir.

Usage Notes (Turkish)

Cümleye göre farklı anlamlara gelir: ‘go to bars’ içki içilen yerlere gitmek, ‘chocolate bars’ yiyecek anlamında, ‘behind bars’ ise hapiste olmak demektir.

Examples

He spent ten years behind bars.

On yılını **hapiste** geçirdi.

She bought two chocolate bars.

İki adet çikolata **barı** aldı.

The window has metal bars.

Pencerede metal **parmaklıklar** var.

We checked out a few bars after dinner.

Akşam yemeğinden sonra birkaç **bar**a uğradık.

The song opens with a few piano bars.

Şarkı, birkaç piyano **ölçüsü** ile başlıyor.

There are three bars on this street.

Bu caddede üç **bar** var.