“bargain” in Turkish
Definition
Bir şeyin beklenenden çok daha ucuza alınması veya iki tarafın belirli şartlar üzerinde anlaştığı durumdur.
Usage Notes (Turkish)
'Bargain' alışverişte uygun fiyat için sıkça kullanılır. 'Strike a bargain', 'part of the bargain' deyimlerinde de geçer. 'Haggle' (pazarlık yapmak) ile karıştırmayın.
Examples
This shirt was a bargain at ten dollars.
Bu gömlek on dolara tam bir **kap(b)** idi.
We made a bargain and shook hands.
Bir **anlaşma** yaptık ve el sıkıştık.
At that price, the apartment seemed like a bargain, but the repair costs changed everything.
O fiyata daire tam bir **kap(b)** gibi görünüyordu ama tamir masrafları her şeyi değiştirdi.
The old bike looked cheap, but it was not a bargain.
Eski bisiklet ucuz görünüyordu ama aslında **kap(b)** değildi.
I found these boots on sale, and honestly they were a total bargain.
Bu botları indirimde buldum, gerçekten tam bir **kap(b)** idi.
Working late during launch week was part of the bargain.
Lansman haftasında geç saatlere kadar çalışmak **anlaşma**nın bir parçasıydı.