“bane” in Turkish
Definition
Uzun süre boyunca sürekli sorun veya sıkıntıya neden olan şey ya da kişi.
Usage Notes (Turkish)
'Bane' daha çok edebi veya resmi dilde kullanılır, günlük konuşmada az rastlanır. 'the bane of my existence/life' ifadesi, sürekli sıkıntı kaynağını anlatır.
Examples
Mosquitoes are the bane of summer evenings.
Sivrisinekler yaz akşamlarının **başa belası**dır.
For many students, math is the bane of their school life.
Pek çok öğrenci için matematik, okul hayatının **başa belası**dır.
Procrastination is often the bane of productivity.
Erteleme alışkanlığı çoğunlukla verimliliğin **başa belası**dır.
His loud phone calls are the bane of our open office.
Onun yüksek sesli telefon görüşmeleri, açık ofisimizin **başa belası** oldu.
Paperwork has always been the bane of running a business.
Evrak işleri her zaman iş yürütmenin **başa belası** olmuştur.
Social media can be both a blessing and a bane these days.
Günümüzde sosyal medya hem nimet hem de **başa bela** olabiliyor.