“arouse” in Turkish
Definition
Birine belirli bir duygu, ilgi veya tepki hissettirmek. Ayrıca heyecan ya da duyguları uyandırmak anlamına da gelebilir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya edebi metinlerde sık görülür; 'arouse interest', 'arouse suspicion' gibi ifadelerde kullanılır. Cinsellik konusunda anlamı olabileceğinden dikkatli kullanılmalı.
Examples
The loud noise aroused everyone from their sleep.
Yüksek ses herkesin uykudan **uyanmasına sebep oldu**.
His speech aroused great interest in the project.
Konuşması projeye büyük ilgi **uyandırdı**.
The police are trying to arouse public awareness about safety.
Polis, güvenlik konusunda kamu farkındalığını **artırmaya çalışıyor**.
Her comments aroused suspicion among her coworkers.
Yorumları iş arkadaşları arasında şüphe **uyandırdı**.
The film’s ending really aroused a lot of emotions in the audience.
Filmin sonu, izleyicilerde gerçekten çok fazla duygu **uyandırdı**.
Nothing in that book really aroused my curiosity.
O kitapta ilgimi gerçekten **uyandıran** hiçbir şey yoktu.