“arming” in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye silah ya da ekipman vererek savaşa veya savunmaya hazırlama eylemi; bazen savaş için hazırlanmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Arming' genellikle resmî bağlamda ve 'arming troops', 'arming yourself', 'arming a device' gibi ifadelerle kullanılır. Hem gerçek silahlar hem de 'bilgiyle silahlanmak' gibi mecaz anlamda da kullanılabilir. Sistem çalıştırmak anlamında genellikle tercih edilmez.
Examples
The country is arming its borders for protection.
Ülke, koruma için sınırlarını **silahlandırıyor**.
Careful when arming the device—you don't want it to go off accidentally.
Cihazı **kurarken** dikkatli ol—yanlışlıkla çalışabilir.
They talked about arming the community as a last resort.
Son çare olarak toplumu **silahlandırmayı** konuştular.
The soldiers are arming themselves for the mission.
Askerler görev için kendilerini **silahlandırıyor**.
He is arming the alarm system before leaving the house.
O, evden çıkmadan önce alarm sistemini **kuruyor**.
We spent weeks arming ourselves with all the information we could find before making a decision.
Karar vermeden önce haftalarca bilgiyle kendimizi **donattık**.