“apocalypse” in Turkish
Definition
Kıyamet, dünyanın tamamen yok oluşu veya sonu hakkındaki bir vizyondur; ayrıca büyük bir felaket veya değişim anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Din, bilim kurgu, edebiyat ve filmlerde sık geçer. 'Post-apokalips' felaket sonrası dönemi anlatır. Bazen kaosu abartılı anlatmak için de kullanılır.
Examples
Many people fear an apocalypse caused by climate change.
Birçok insan iklim değişikliğinin **kıyamet**e yol açacağından korkuyor.
In the movie, a zombie apocalypse destroys the city.
Filmde bir zombi **kıyameti** şehri yok ediyor.
Some ancient texts describe an apocalypse at the end of time.
Bazı eski metinler zamanın sonunda bir **kıyamet**i betimler.
After the storm, the town looked like an apocalypse had hit.
Fırtınadan sonra kasaba sanki **kıyamet** yaşanmış gibiydi.
Some sci-fi books imagine what life after the apocalypse would be like.
Bazı bilim kurgu kitapları **kıyametten** sonraki yaşamı hayal ediyor.
It felt like an apocalypse when all the power went out and the streets were empty.
Elektrikler kesildiğinde ve sokaklar bomboş kaldığında sanki **kıyamet** kopmuş gibiydi.