aged” in Turkish

yaşlıyıllık (yaş belirtirken)olgunlaşmış (peynir, şarap vb.)

Definition

Belirli bir yaşı olan veya yaşlanan kişiyi ya da nesneyi tanımlar. Peynir veya şarap gibi uzun süre bekletilerek lezzeti artan yiyecek ve içecekler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

"aged 10" ifadesi "10 yaşında" anlamına gelir; yiyeceklerde ise "aged cheese" gibi, yaşlandırılmış ya da olgunlaşmış demektir. İnsanlar için kullanırken nazik olmak için "yaşlı" veya "ileri yaşlı" gibi kelimeler tercih edilmelidir.

Examples

The restaurant serves aged cheese.

Restoran **olgunlaşmış** peynir servis ediyor.

Many aged wines taste better than young ones.

Birçok **yıllanmış** şarap tazelerinden daha lezzetlidir.

She volunteers at a home for the aged.

O, **yaşlılar** evinde gönüllü olarak çalışıyor.

Their dog has really aged over the winter.

Köpekleri bu kış gerçekten **yaşlandı**.

He lives with his aged parents.

O, **yaşlı** anne babasıyla birlikte yaşıyor.

She adopted a dog aged three.

Üç **yaşında** bir köpeği sahiplendi.