afflicted” in Turkish

muzdaripetkilenmiş

Definition

Bir kişi uzun süreli hastalık, acı ya da olumsuz durum nedeniyle sıkıntı veya ıstırap yaşıyorsa kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya edebi dildir; çoğunlukla 'with', 'by' ile kullanılır. Ciddi ve uzun süren sorunlar (özellikle hastalık veya sıkıntı) için kullanılır.

Examples

The town was afflicted after the earthquake.

Depremden sonra kasaba **etkilenmişti**.

Many people are afflicted by the flu every winter.

Her kış birçok insan gripten **muzdarip** olur.

She was afflicted with a rare disease as a child.

Çocukken nadir görülen bir hastalıktan **muzdaripti**.

He felt deeply afflicted by the news of his friend's accident.

Arkadaşının kaza haberiyle derinden **etkilenmişti**.

Communities afflicted by war often need years to recover.

Savaş nedeniyle **etkilenen** toplulukların toparlanması yıllar alabilir.

It's hard to watch someone you love being afflicted by constant pain.

Sevdiğin birinin sürekli **acı çekmesi** izlenmesi zordur.