“acute” in Turkish
Definition
Çok şiddetli, aniden başlayan veya keskin olan durumlar için kullanılır. Genellikle ağrı, hastalık veya duyular için geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi ifadelerde ('acute pain', 'acute illness') ve duyular ya da açılar için ('akut açı') kullanılır. 'Chronic' ile karıştırmayınız; 'akut' kısa sürede yoğun olanı gösterir.
Examples
Dogs have acute hearing.
Köpeklerin **keskin** bir işitme duyusu vardır.
There's an acute shortage of clean water after the storm.
Fırtınadan sonra temiz su **akut** bir şekilde eksik.
Her acute sense of smell helped her find the hidden food.
Onun **keskin** koku alma duyusu gizli yiyeceği bulmasına yardımcı oldu.
In geometry, an acute angle measures less than 90 degrees.
Geometride, bir **akut** açı 90 dereceden küçüktür.
She felt acute pain in her side.
Yanında **akut** bir ağrı hissetti.
Doctors treated an acute illness quickly.
Doktorlar bir **akut** hastalığı hızla tedavi etti.