“accelerating” in Turkish
Definition
Bir şeyin veya durumun gittikçe daha hızlı hale gelmesi veya hızının artması demektir. Araçlar, süreçler veya değişiklikler hızlanınca kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Araçlar ve süreçler için yaygındır ('hızlanıyor'). İnsan için kullanılmaz. Daha çok teknik veya resmî yazımda yer alır.
Examples
The car is accelerating quickly on the highway.
Araba otoyolda hızla **hızlanıyor**.
Technology is accelerating every year.
Teknoloji her yıl **hızlanıyor**.
Her heartbeat was accelerating from excitement.
Heyecanla kalp atışları **hızlanıyordu**.
If we keep pushing, things should start accelerating soon.
Daha fazla zorlarsak işler yakında **hızlanmaya** başlar.
Our team's progress is really accelerating this month.
Bu ay takımımızın ilerlemesi gerçekten **hızlanıyor**.
Global warming is accelerating faster than scientists predicted.
Küresel ısınma, bilim insanlarının öngördüğünden daha hızlı **hızlanıyor**.