"zealot" in Turkish
Definition
Fanatik, özellikle din veya siyasette bir konuya aşırı derecede bağlı veya tutkulu, genellikle hoşgörüsüz ve ölçüsüz davranan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlamda kullanılır; aşırıya kaçan bağlılık ya da hoşgörüsüzlük ifade eder. Gündelik heyecan için kullanılmaz.
Examples
He is a zealot when it comes to his beliefs.
İnançları konusunda tam bir **fanatik**.
The group was led by a political zealot.
Gruba siyasi bir **fanatik** liderlik ediyordu.
A zealot can sometimes ignore other people's views.
Bir **fanatik** bazen başkalarının görüşlerini görmezden gelebilir.
He's a real fitness zealot—he never misses a workout, even on holidays.
O gerçek bir fitness **fanatiği**—tatil günlerinde bile antrenman kaçırmaz.
Don’t be a zealot about it—sometimes compromise is necessary.
Bu konuda bir **fanatik** olma—bazen uzlaşmak gerekir.
Online debates often turn ugly when a zealot gets involved.
Çevrimiçi tartışmalar, bir **fanatik** işin içine girince genelde çirkinleşir.