"your fair share" in Turkish
Definition
Bir durumda, birden fazla kişi arasında bölünen iş, para veya sorumluluğun sana adil şekilde düşen kısmı demektir.
Usage Notes (Turkish)
'do your fair share', 'pay your fair share' gibi kalıplar, adilce payına düşeni yapmak veya vermek anlamındadır.
Examples
Please do your fair share of the chores.
Lütfen ev işlerinde **senin hak ettiğin payı** yap.
Make sure you get your fair share of the prize.
Ödülden **senin hak ettiğin payı** aldığından emin ol.
Everyone must pay their fair share of the costs.
Herkes masrafların **kendi hak ettiğin payını** ödemeli.
You’ve already done your fair share, so take a break.
Zaten **kendi hak ettiğin payını** yaptın, şimdi dinlen.
He never does his fair share and it annoys everyone.
O asla **kendi hak ettiği payını** yapmıyor ve bu herkesi rahatsız ediyor.
After all you’ve done, you deserve your fair share of the credit.
Yaptıklarının ardından **kendi hak ettiğin payı** övgü olarak hak ediyorsun.