"yoke" in Turkish
Definition
Boyunduruk, iki hayvanı birlikte bağlayıp bir arabayı ya da sabanı çekmelerini sağlayan ahşap bir araçtır. Aynı zamanda baskı veya kontrol anlamında sembolik olarak da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Boyunduruk’ hem gerçek (tarım ekipmanı), hem de sembolik (baskı, zorlama) anlamlarında kullanılır. Daha çok edebi ya da resmi dilde rastlanır.
Examples
The farmer put a yoke on his oxen.
Çiftçi öküzlerine **boyunduruk** taktı.
A yoke connects two animals so they can pull a cart.
Bir **boyunduruk**, iki hayvanı bağlar ve böylece bir araba çekebilirler.
The people wanted to be free from the king's yoke.
Halk, kralın **boyunduruğu**ndan kurtulmak istiyordu.
For centuries, farmers used a wooden yoke to plow their fields.
Yüzyıllar boyunca çiftçiler tarlalarını sürmek için tahta **boyunduruk** kullandı.
They finally threw off the yoke of oppression.
Sonunda, baskının **boyunduruğu**nu attılar.
Heavy taxes were a yoke on the poor.
Ağır vergiler yoksullar için bir **boyunduruk** oldu.