"wounding" in Turkish
Definition
Birine fiziksel zarar verme veya duygusal olarak incitme durumu. Hem fiziksel hem de duygusal anlamda kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Yaralama' daha çok resmi/davada fiziksel zarar için kullanılır. 'İncitici' ise duygusal alanda, örn. 'wounding words'.
Examples
The broken glass caused a wounding on his hand.
Kırık cam elinde bir **yaralama**ya neden oldu.
His wounding words made her cry.
Onun **incitici** sözleri onu ağlattı.
The tiger's wounding was serious but he survived.
Kaplanın **yaralanması** ciddiydi ama hayatta kaldı.
What you said was pretty wounding, you know.
Söylediğin şey gerçekten **incitici**ydi, biliyorsun değil mi?
After the accident, the doctors treated his wounding quickly.
Kaza sonrası doktorlar onun **yarasını** hızla tedavi etti.
She used humor as a shield against wounding remarks.
O, **incitici** yorumlara karşı mizahı kalkan olarak kullandı.