"worthiness" in Turkish
Definition
Bir kişinin veya şeyin yeterince iyi veya saygıyı hak etme durumu; değerli veya liyakatli olma özelliği.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yazılı dilde kullanılır. 'değerini kanıtlamak', 'birinin değerini sorgulamak' gibi ifadelerde geçer.
Examples
Her kindness shows her worthiness as a friend.
Onun nezaketi, arkadaş olarak **değerini** gösteriyor.
They discussed the worthiness of the plan.
Planın **değerini** tartıştılar.
He felt a strong sense of worthiness after winning the prize.
Ödülü kazandıktan sonra kuvvetli bir **değer** duygusu hissetti.
I sometimes question my own worthiness, but my friends always support me.
Bazen kendi **değerimi** sorguluyorum ama arkadaşlarım hep yanımda.
The committee will judge the worthiness of each application.
Komite her başvurunun **değerini** değerlendirecek.
She wanted to prove her worthiness for the leadership role.
Liderlik pozisyonu için kendi **değerini** kanıtlamak istedi.