Herhangi bir kelime yazın!

"work the crowd" in Turkish

kalabalığı coşturmakizleyiciyi etkilemek

Definition

Bir grup insanla enerjik ve etkileyici bir şekilde iletişim kurup onların dikkatini veya desteğini kazanmaya çalışmak. Genellikle performanslarda ya da halka açık konuşmalarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sanatçılar, politikacılar veya sunucular için kullanılır. Sadece orada bulunmak değil, insanlarla etkili iletişim kurabilmeyi ima eder.

Examples

The comedian knows how to work the crowd.

Komedyen gerçekten **kalabalığı coşturmayı** biliyor.

Politicians often work the crowd during their speeches.

Politikacılar konuşmalarında sık sık **kalabalığı coşturur**.

Singers need to work the crowd to make their concerts exciting.

Şarkıcılar konserlerini heyecanlı kılmak için **izleyiciyi etkilemeli**.

She really knows how to work the crowd and get everyone on their feet.

O, gerçekten **kalabalığı coşturmasını** biliyor ve herkesi ayağa kaldırabiliyor.

If you want to win them over, you have to work the crowd a bit.

Onları kazanmak istiyorsan biraz **kalabalığı coşturman** gerekir.

The host managed to work the crowd despite the tough audience.

Sunucu, zorlu izleyiciye rağmen **kalabalığı coşturmayı** başardı.