Herhangi bir kelime yazın!

"windswept" in Turkish

rüzgârlırüzgârda savrulmuş

Definition

Etrafı açık olduğu için rüzgâra doğrudan maruz kalan yer veya nesne; ayrıca rüzgârlı ortamdan sonra saç veya görünüşün dağılmış hali için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Doğrudan rüzgâr kaynaklı dağınıklıkta veya coğrafi tanımlarda kullanılır ('rüzgârlı tepe', 'rüzgârda savrulmuş saç'). Sıradan dağınıklık için kullanılmaz.

Examples

The windswept beach was empty in winter.

Kışın **rüzgârlı** plaj boştu.

Her hair looked windswept after the long walk.

Uzun yürüyüşten sonra saçları **rüzgârda savrulmuş** görünüyordu.

The house stands on a windswept hill.

Ev, **rüzgârlı** bir tepenin üstünde duruyor.

After biking by the ocean, our faces were totally windswept.

Deniz kenarında bisiklet sürdükten sonra yüzlerimiz tamamen **rüzgârda savrulmuş** gibiydi.

The dog came in looking all windswept and happy.

Köpek eve **rüzgârda savrulmuş** ve mutlu halde geldi.

There's a certain charm to the windswept look after a day outdoors.

Dışarıda bir gün geçirdikten sonraki **rüzgârlı** görünümde özel bir çekicilik var.