"wind up doing" in Turkish
Definition
Planlanmadan ya da istemeden, olayların gelişimi sonucunda bir işi yapmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan dilde kullanılır, gerçekleşen eylem planlanmamışsa ya da beklenmedikse kullanılır. Sıklıkla '-ing' takısı alan fiillerle birlikte gelir. Planlanmış eylemler için kullanılmaz.
Examples
We wind up eating pizza every Friday.
Biz her Cuma sonunda **pizza yiyoruz**.
She didn't plan to, but she wound up staying late at work.
O bunu planlamamıştı ama sonunda işte geç **kaldı**.
If you skip breakfast, you might wind up feeling hungry before lunch.
Kahvaltıyı atlayınca öğle yemeğinden önce sonunda **acıkabilirsin**.
I got lost downtown and wound up walking for hours.
Şehir merkezinde kaybolup sonunda saatlerce **yürümüş** oldum.
How did we wind up talking about this topic again?
Nasıl oldu da tekrar bu konuyu **konuşmaya başladık**?
No matter how careful I am, I always wind up spilling something on my shirt.
Ne kadar dikkatli olursam olayım, sonunda gömleğim üzerine mutlaka bir şey **döküyorum**.