"vindictiveness" in Turkish
Definition
Birine öfke veya kırgınlıktan dolayı zarar vermek ya da intikam almak isteme durumu; affedici olmayan ve cezalandırma arzusuna sahip olma.
Usage Notes (Turkish)
'İntikamcılık' çoğunlukla olumsuz anlamdadır ve kişisel, duygusal intikam arzusunu belirtir. 'Adalet' ile karıştırılmamalı; genellikle davranıştan çok tutum anlatılır.
Examples
Her vindictiveness made it hard to forgive her.
Onun **intikamcılığı** onu affetmeyi zorlaştırdı.
He acted out of vindictiveness when he spread lies.
O yalanları **intikamcılıkla** yaydı.
Vindictiveness is not a good way to solve problems.
**İntikamcılık** sorunları çözmenin iyi bir yolu değildir.
Don't confuse vindictiveness with standing up for yourself—they're not the same.
**İntikamcılıkla** kendini savunmayı karıştırmayın—bunlar aynı şey değil.
Sometimes a little vindictiveness can ruin a friendship for years.
Bazen azıcık **intikamcılık** bile yıllarca süren bir dostluğu yok edebilir.
You could sense the vindictiveness in his voice, even though he smiled.
Gülümsemesine rağmen sesindeki **intikamcılık** hissediliyordu.