"vented" in Turkish
Definition
Birinin özellikle öfke veya sıkıntı gibi duygularını açıkça ifade etmesi ya da bir yerden hava veya gazın dışarı çıkmasına izin verilmesi anlamına gelir. Hem duygusal hem teknik durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'vented his anger' ifadesi yoğun duyguları dışa vurmada kullanılır; 'vented about work' ise genellikle yakınmaya karşılık gelir. Duygu anlamında daha gündelik, teknik anlamda daha resmidir.
Examples
He vented his frustration after the meeting.
Toplantıdan sonra öfkesini **dışa vurdu**.
The room was vented to remove smoke.
Oda, dumanı çıkarmak için **havalandırıldı**.
She vented about her problems to a friend.
Sorunlarını bir arkadaşına **anlattı**.
I just needed someone to listen while I vented.
Sadece, ben **içimi dökerken** birinin dinlemesine ihtiyacım vardı.
After we vented for a while, we both felt much better.
Bir süre **dışa vurduktan** sonra ikimiz de daha iyi hissettik.
The technician vented the gas from the system safely.
Teknisyen gazı sistemden güvenli şekilde **boşalttı**.