"vane" in Turkish
Definition
Rüzgarın ya da suyun etkisiyle dönen, genellikle yön göstergesi veya enerji yakalamak için makinede bulunan düz ya da eğimli parça; örneğin rüzgar gülü veya pervane kanadı.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla ‘rüzgar gülü’ veya makine parçası anlamında ('pervane kanadı') kullanılır; günlük konuşmada tek başına nadirdir. İngilizce telaffuzuna dikkat edin; 'main' ile kafiyelidir.
Examples
The weather vane shows which way the wind is blowing.
Hava **pervane** rüzgarın hangi yönden estiğini gösteriyor.
Each vane on the windmill catches the wind.
Yel değirmeninin her bir **pervanesi** rüzgarı yakalar.
The fan's vanes help cool the room.
Fanın **pervaneleri** odayı serinletmeye yardımcı olur.
Did you see the rooster-shaped vane on that old barn?
O eski ahırdaki horoz şeklindeki **pervane**yi gördün mü?
Without a vane, the turbine won't know which way to turn.
Bir **pervane** olmadan, türbin hangi yöne döneceğini bilemez.
The old ship's compass had a tiny vane to show wind direction.
Eski geminin pusulasında rüzgarı gösteren küçük bir **pervane** vardı.