"uttering" in Turkish
Definition
Bir şeyi yüksek sesle ya da özellikle dile getirmek ya da ifade etmek. Genellikle resmi veya özel durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Uttering' günlük konuşmada nadir ve daha çok hukuki veya edebi bağlamlarda ('uttering a threat' gibi) geçer. 'Muttering' (alçak sesle mırıldanmak) ile karıştırmayın.
Examples
He was uttering strange words in his sleep.
Uykusunda garip sözler **dile getiriyordu**.
She avoided uttering his name.
Onun adını **dile getirmekten** kaçındı.
The teacher caught him uttering a rude remark.
Öğretmen onu kaba bir söz **söylerken** yakaladı.
Without uttering a single word, she left the room.
Tek bir kelime bile **söylemeden**, odadan çıktı.
He kept uttering complaints all day long.
Bütün gün boyunca şikayetler **dile getirdi**.
Are you uttering threats to me right now?
Şu anda bana tehdit **mi ediyorsun** (tehdit **mi dile getiriyorsun**)?